15 Şubat 2021

Bir akşam yurtta mikrofonu nasıl ele geçirdiğimizin beyanındadır


Isparta Süleyman Demirel Fen Lisesi'nde, birinci sınıftaydık. Yurtta yatılı öğrenciydim, o zamanlar il içi evci çıkmak yoktu. (Bir sonraki sene Vali Dokuzoğlu izin verdi de evden gelip gitmeye başladık) Kendi memleketimde gurbette gibiydim yani. Türlü sıkıntılar getirmiyor değildi bu durum.

Bir akşam yemekhanede yemeği yedikten sonra, arkadaşlarla bir muzırlık yapmaya karar verdik, aniden. Nöbetçi öğretmenin kullandığı danışma odasında bir mikrofon vardı, onunla tüm binaya anons yapılabiliyordu. O akşam nöbetçi öğretmen kimdi hatırlamıyorum ama nereden estiyse işte, indik aşağıya birkaç arkadaşımla. Açtık mikrofonu, arkadaş anons etti parçayı.

Ben de söylemeye başladım:



Dikkat ederseniz uzun da parçadır. Bu tür yaramazlıklar için aslında epey ağır ve uzun bir parça.

Ne mi oldu, yurt başkanı, okul başkanı, nöbetçi öğrenci vs. hepsi bittiler odanın önünde tabi. Ama sağ olsunlar, içeriye de girmediler, engel de olmadılar. Çok beğenmişler, kim söylüyor diye merak etmişler onun için gelmişler. Sesim, okuyuşum güzelmiş vs. E olur tabi o zamanlar kasetten bin kere dinlemiştim parçayı. Kaset dedim de yine içim burkuldu. Artık yok. Böylece, kasetler tarih oldu anılarımızla birlikte. Sonunda parçayı bitirdim ama gözümden iki damla da yaş geldi. Yurt binasında bir tezahürat, bir alkış, kıyamet gibi. Nöbetçi öğretmen de dinlemiş çok hoşuna gitmiş, müdahale etmek istememiş, yoksa yediğimiz halt, disiplin suçu o zamanlar.

O zamanlar dedim de, şimdi olsam yine aynısını yapardım.

Sağlığım için kasıtlı olarak uzak duruyorum gündemden. Ama bir süre önce, eşim dedi ki: "Hüner Çoşkuner vefat etmiş, sen severdin". Severdim tabi ya. Ardından gönderdim dualarımı, fatihalarımı. Sonra yine açıp bu parçayı dinledim defalarca, çeyrek asır öncesindeki gibi...

Şaka maka çeyrek asırdan da fazla oldu. Anladım ki ömrümün şu son birkaç yılı çok yormuş, maalesef.

Hani hep soruyorlar ya pandemide ne yaptınız neyinizi geliştirdiniz?

Ben yalnızca, hayatta kalabildim.

Arz ederim.

Not: O akşam yemeğini hatırlayan ISDFL'li arkadaşlarıma da selamlarımı, hürmetlerimi gönderiyorum. ✋







...

1 yorum:

  1. Hocam çok güzel bir hikaye. Lisedeyken böyle cesur arkadaşların savunmalarını ben yazardım. Sağlıcakla kalın. Bu blog tasarımında neden "takip et" eklentisi yok. Şimdi ben bu blog'u takip etmek istedim ama...

    YanıtlaSil